kodeforest

HABER

1917 Devrimi'nden kaçarak 100'den fazla gemiyle istanbul'a sığınan "Beyaz Ruslar"ın öyküsünü çoğumuz duymuşuzdur.

Medyagünlüğü haberine göre o dönemde İstanbul'un toplumsal yaşamında önemli değişikliklere yol açan 150 bin civarındaki "Beyaz Rus"la ilgili geçmişte çok sayıda kitap yayımlandı. "Beyaz Rus" deyimi, Bolşevik Kızıl Ordu karşıtı olan "Beyaz Ordu" ile birlikte kaçan askeri veya sivil insanlar için kullanılıyor. 

Büyük yengesi İstanbul'a gelen ilk grupta yer alan yazar Jak Deleon, "Beyoğlu'nda Beyaz Ruslar" kitabında, "1917'den sonra iltica eden Rusların neredeyse tümü Beyaz Ordu subayıydı. Çarlık ordusunda subay olmak için mutlaka bir asalet unvanına sahip olmak gerekirdi. Bu yüzden 70 yıl öncesinin İstanbul'u; 'Baron-Albay', 'Kont- General' ve 'Grand Dük'ten geçilmiyordu"diye yazıyor.

İşte, o insanların İstanbul'a ayak basmasından yaklaşık 100 yıl sonra, Rusya'da Marina Sığırcı'nın yazdığı "Teşekkürler İstanbul! Türkiye'deki Beyaz Rusların İzinde" araştırma- inceleme kitabı yayımlandı.

Rusça çıkan kitap, 1917 Bolşevik Devrimi'nden sonra Rusya'yı terketmek zorunda kalıp, hayatlarını Türkiye'de geçiren insanların kaderlerine adanmış.

Şimdilik sadece Rusya'da yayımlanan toplam 304 sayfalık kitapta ayrıca çok sayıda renkli ve siyah beyaz fotoğraf yer alıyor.

Türk vatandaşı bir Rus olan Sığırcı, "Bu kitap, 100 yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde yaşanan olayları, kaderin bir cilvesiyle 2. anavatanları İstanbul ve Türkiye'deki diğer mekanlar olan insanların ve onların evlatlarının gözünden anlatıyor.  Anlatılanlar, İstanbul'un büyük bir mülteci hücumu ile dolmaya başladığı dönemden başlıyor ve kalmaya karar veren kişilerin yaşadığı dönemleri kapsıyor"dedi. 

Sığırcı ayrıca, "Kitapta hangi konular anlatılırsa anlatılsın , insanların kaderleri hep en ön planda tutuldu. Okurlar, Beyaz Rusların aile yaşantıları ile yabancı bir ülkedeki yaşamlarını , dinsel ve milli bayramlarını kutlamalarını ve geleneklerini nasıl  sürdürdüklerini öğrenme olanağı bulacak" diye konuştu.

AYRICA....

Bu arada “Teşekkürler İstanbul! Türkiye’deki Beyaz Rusların İzinde” adlı araştırma- inceleme kitabı , Rusya Federasyonunda Sen Petersburg kentindeki “European House” adlı yayınevi tarafından 2018 yılının Şubat ayında ( ISBN  Numarası 978-5-8015-0391 ) ile 2. sert karton kapak ile basılmış olup, 240 sayfa içeriğe ek 64 sayfa renkli ve siyah beyaz resimle, 1000 nüsha olarak basılmıştır.

Bu resimler arasında çoğu daha önce hiçbir yerde basılmamış olan özel şahıslara ve kurumlara ait çok özel resimler de bulunmaktadır.  

“Teşekkürler İstanbul! Türkiye’deki Beyaz Rusların İzinde” adlı araştırma- inceleme kitabı, 1917 Bolşevik Devriminden sonra Rusya’yı terketmek zorunda kalıp, hayatlarını Türkiye’de geçiren insanların kaderlerine adanmıştır.

Bu kitap, 100 yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde yaşanan olayları, kaderin bir cilvesiyle 2. anavatanları İstanbul ve Türkiye’deki diğer mekanlar olan insanların ve onların evlatlarının gözünden anlatmaktadır.  Anlatılanlar, İstanbul’un büyük bir mülteci hücumu ile dolmaya başladığı dönemden başlamakta ve (burada kalmaya karar verenlerin) yaşadığı tüm dönemleri kapsamaktadır. 

Kitap Rusların Türkiye’ye göçüne ait çok geniş belgelere sahip olup, şu bölümlerden oluşmaktadır:  

Tarihsel Durum; Gelibolu ve Çatalca Kampları; İstanbul’daki adalardaki mülteciler; İstanbul Karaköy’deki Yunanistan Aynoroz adasına ait  üç Apartman Kilisesi; Fukaraperver Cemiyeti PAE; İstanbul’daki Beyaz Rusların Kültürel Yaşamı; “Grand Rue de Pera” caddesi; Rus lokanta ve Cafe’leri; Rejans ve Ayaspaşa Rus Lokantası; Türkiye’deki ilk Plajlar; Kaybolan Kaderler- gerçek yaşam öyküleri-( 12 alt başlık kapsamaktadır); İstanbul ve Adalardaki Hrıstiyan mezarlıklar; Son Söz; 2 ek; Bibliyografi

Günümüzde, Beyaz Rus mültecilerin 2. neslinin çocuklarının bazıları hâlâ İstanbul’da yaşamaktadır. Onların hafızalarına nakşettikleri olaylar ve anımsadıkları öyküler sayesinde, Beyaz Rusların Türkiye’de yaşadıkları zor ekonomik ve siyasal koşullar altındaki yaşadıklarını kâğıda dökmek mümkün olmuştur. 

Yazarın araştırmaları sadece Beyaz Rusların 2. ve 3. nesillerinin hatıralarına değil - özellikle o dönem yaşamış olan yazar, gazeteci v.b. ve kendi kişisel ve çok ayrıntılı olarak arşivsel ve tarihsel belgelerin araştırmasına dayanmaktadır.

Yazar, Beyaz Rus mültecilerinin mezarlarının izinde, İstanbul ve Adalardaki bütün büyük hrıstiyan mezarlıklarını araştırmıştır. Bulunan isimlerden hareketle , bu kişiler ve aileleri hakkında derin bilgiler toplamıştır - onların kim oldukları, Çarlık Rusyasının hangi bölge/ şehrinden oldukları, sosyal konum ve mevkiileri  gibi. Bulunan isimler arasında meşhur ve iyi bilinen pek çok isim ve aileler mevcuttu.r Yazar burada adları geçen pek çok Rus ve Ukraynalı’nın akrabaların, kayıp akrabalarının adlarını bularak, hâlâ Türkiye’de yaşamakta olan yakınlarını bulmalarını da ümit etmektedir.

Bunların dışında yazar, Gelibolu ve Çatalca’da Beyaz Ordu ve Kozakların ikamet ettikleri yerleri de ziyaret etmiştir. Kitap sadece  Beyaz Ordunun sürekli kahramanlığı ve teyakkuzundan söz etmemekte, ek olarak buradaki rus askeri yaşamından ayrıntalar sunmakta ve günümüze kadar ayakta kalan rus izlerinden bahsetmektedir.

Okur İstanbul Karaköy’deki Yunanistan ‘ın Aynoroz adasındaki Rus manastırına gidenlerin ücretsiz ikamet ve ibadet edebilecekleri 3 apartman kilisesi ve rus mültecilerin yaşamında önemli bir yere sahip olan ( Beyaz Rus yardımlaşma örgütü ) “Fukaraperver Cemiyeti” hakkında ayrıntıları ile bilgilendirilecektir.  Kitap ayrıca mültecilerin ilk yıllardaki kültürel yaşamları ve burada hayatları boyunca kalarak Türk kültürel yaşamına katkı sağlayan sanatçılardan da ayrıntılı olarak söz etmektedir.

Paylaş: