Dil Seçimi:

Dünya ekonomisinde dengeler değişecek!

ABD'nin İran'a yönelik ambargolarının ilk etabı bugünden itibaren uygulanmaya başlanıyor, önümüzde üç aylık bir süre var dünya ekonomisindeki önemli güçler saflarını belirleyecekler

Yeni haftanın ilk işlem günü aynı zamanda dünya ekonomisi için de önemli bir tarih. Nedeni malum; sadece İran ekonomisini değil global dengeleri de değiştirebileceği düşünülen ABD’nin geçtiğimiz aylardaki kararı sonrası tırmanan gerginlik bugün ile beraber resmi olarak tepeye çıkıyor.

İran ile dünya güçleri arasında 2015 yılında yapılan nükleer anlaşmadan ABD’nin tek taraflı çekildiğini geçtiğimiz Mayıs ayında açıklamasının ardından ilk ambargoların ilk raundunun 6 Ağustos’ta başlayacağı belirtilmişti. Mayıs ayından bugüne kadar AB, Türkiye, Çin ve Rusya gibi ülkelerin de dahil olduğu tartışmalarda tansiyonun giderek arttığını hatta İran ve ABD liderlerinin aralarında sert bir laf dalaşına girerek tehditler savurduklarını gördük.

İran petrol ticareti konusunda Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehditlerini vurgularken, Trump bu tehditler karşısında daha da sert bir dil kullanmaktan geri durmadı.

Belirtilen ilk raunt tarihinin gelmesi ile kısmen başlayacak yaptırımlar konusunda ülkelerin adaptasyon süreci için 3 ay zaman tanınıyor, yani 3 ay sonra yaptırımlar tam manasıyla daha sert biçimde uygulanmaya başlanacak. Saatli bir bomba gibi tik tak tik tak geri sayım başladı, dünya ekonomisindeki dengelerin değişebileceği düşünülüyor ve bu da yatırımcıları daha çok tedirgin ediyor, pozisyon almalarını zorlaştırıyor.

İran ne yapacak?
Zaten ekonomik ve politik sıkıntılar içerisinde olan İran’da ABD ile yaşananlar riyalin çökmesine neden oldu. Nisan ayından bu yana değerinin % 80’ninden fazlasını kaybeden riyal, yüksek enflasyon ve ekonomik zorlukların halkın üzerinde yarattığı baskının artmasıyla Ağustos başında ülkede protesto gösterilerinin başladığı gelen haberler arasında.

Washington Post yazarlarından Jason Rezaian, ambargolar gıda ve ilaç maddelerini direk olarak hedef almasa da ithalatta yaşanacak sıkıntıların halkın günlük yaşantısına direk olarak yansıyacağını, 2012-14 yıllarındaki ABD ambargoları zamanında olduğu gibi normal vatandaşlarının hayatlarının çarpıcı bir darbe alacağını beklediğini yazıyor.

Ek olarak Doları kurunu yıllardır doğal olmayan bir biçimde oldukça düşük seviyelerde tutan Ruhani yönetiminin şimdi ciddi yapısal problemlerle karşı karşıya kaldığı ve ilerleyen günlerde bu sıkıntıların katlanarak devam edeceği vurgulanıyor.

Ekonomi Uzmanı Gazeteci Yazar Mustafa Sönmez  İran’ın bir enerji ülkesi olduğunu bu nedenle bile bir direnme ve dayanma gücü bulunduğunu, pek çok alanda içe kapalı şekilde kendine yeterli olmayı becerdiğini ve tüm bunlara rağmen ekonomisinin çok yıprandığını anlatıyor.

ABD ambargolarının ikinci kısmının 4 Kasım’da devreye gireceği belirtilmişti.

Nükleer anlaşmanın bozulmasının Rusya ve Çin’in işine geldiği tekrarlanıyor.

İran ile politik ve ekonomik bağlarını kuvvetlendirmek isteyen Rusya ve Çin’in ABD’nin bu anlamda karşısında yer alması özellikle Çin’in dünya sahnesindeki rolünü kuvvetlendirebilir, dengeler değişebilir yorumlarını da beraberinde getiriyor.

AB ülkelerinde ise ayrışmalar görülüyor. Bazı Avrupalı şirketler şimdiden İran ile ilişkilerini kısıtlayarak buradaki yatırımlarını durduracaklarını belirtirken, bir yandan AB tamamen ABD’nin yanında yer alarak nükleer anlaşmayı fes ettiğini ise söyleyemiyor.

Türkiye için riskler neler?
ABD’nin İran ambargoları üçüncü ülkeleri de etkileyecek. Nitekim ABD, İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilerek bu ülkeye yaptırım uygulayacağını ve yaptırım kararına uymayarak İran ile ticaretini sürdüren diğer ülkeleri kapsayacak şekilde ambargo kartını devreye sokacağını söylemişti.

Türkiye sadece İran ile ilişkileri sebebiyle değil ayın zamanda son günlerin sıcak konusu rahip Brunson mevzusunda ABD ile yaşadığı sıkıntılar sebebiyle çifte baskı altında bulunuyor.

İran ve Rusya ABD’nin Türkiye’ye dair Brunson davası nedeniyle uygulayacağını belirttiği yaptırımlara tepki gösterirken, dünya basınında Türkiye, İran ve Rusya’nın adı ABD’nin karşısındaki bir cephede ortak olarak anılıyor.

Aktus Portföy Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç hem rahip Brunson konusundaki gelişmeler hem de İran yaptırımlarının Türkiye için risk teşkil ettiğini dile getiriyor. Euronews’a yaptığı açıklamada Altınsaç “Ekim Kasım gibi İran konusu devreye girecek. Uygulanacak yaptırıma Türkiye ne kadar uyuyor ona da bakılacak. Bence Türkiye’nin tüm o yaptırımlara uyması söz konusu olamayacak.”

Altınsaç ABD ile ilişkilerin gerilmeye devam etmesi halinde piyasaların tedirgin olacağını ancak sert piyasa tepkilerinin daha ziyade anlık açıklamalara verilen tepkiler olduğunu ve bu kısa süreli dalgalanmaların neticede durulduğunu kaydediyor.

Türkiye’nin yaptırımlardan ne şekilde etkilenebileceği konusunda da görüş belirten Sönmez “Türkiye dünya ile entegre olmuş, dışarıya karşı ciddi mali yükümlülükleri olan bir ülke. Dolayısıyla İran’a göre yaptırımlardan çok daha fazla etkilenir.” diyor.

Ve ABD’nin somut bir yaptırım uygulamasa dahi sözel olarak bile bir ülkeyi bu şekilde karşısına almasının sıcak parayı, yatırımcıyı ve çok sayıda firmayı etkileyeceğini ileri süren Sönmez ülke riskinin hızla artmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

http://www.paraanaliz.com/2018/guncel/dunya-ekonomisinde-dengeler-degisecek-25126/