kodeforest

HABER

24 Haziran seçimlerinin ardından başlayacak yeni dönemde Türkiye ile Rusya’nın ilişkileri nasıl şekillenir? Prof. Dr. Hasan Ünal konuyu Sputnik’e değerlendirdi.

24 Haziran'da erken genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandıklara giden Türkiye, seçimini Recep Tayyip Erdoğan'dan yana yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52.40 oranında oy alarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk Cumhurbaşkanı oldu. 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nin kesin olmayan sonuçlarına göreyse ise AK Parti'nin 293, CHP'nin 146, HDP'nin 67, MHP'nin 50 ve İYİ Parti'nin 44 milletvekili ile TBMM'de temsil edilmesi öngörülüyor. Seçim sonucuna ilişkin tablonun ortaya çıkmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çok sayıda tebrik mesajı ve telefonu geldi. Erdoğan'ı tebrik edenlerden birisi de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin oldu. 

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Putin, dün yapılan seçimlerdeki başarısından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradı. Erdoğan ve Putin'in telefon görüşmesinde, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesine ilişkin kararlılık teyit edildi, başta Suriye olmak üzere bölgesel konularda işbirliği yapılmasının önemi vurgulandı. Putin ile Erdoğan'ın telefon görüşmesine ilişkin olarak Kremlin'den yapılan açıklamadaysa, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve Türk Akımı doğalgaz boru hattı gibi ortak ve stratejik enerji projelerinin ülkelerin ilişkisi açısından öncelikli olduğunun Putin ve Erdoğan tarafından teyit edildiği belirtildi. Peki önümüzdeki dönemde Türkiye-Rusya ilişkileri iki liderin de teyit ettiği üzere daha olumlu bir noktaya gider mi? İkili ilişkilerde ne yönde bir değişim yaşar?

‘SANDIKTAN RUSYA İÇİN ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK ÇIKTI'

Sputnik'e konuşan Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal'a göre, sandıktan Rusya için "öngörülebilirlik" çıktı. Ünal "Bence Rusya açısından önümüzdeki bu dönemde öngörülebilirlik söz konusu olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Lideri Putin'in arasındaki dostluk, Putin'in Erdoğan ve Türkiye ile nasıl ilişki kuracağı konusunda kendisini son derece tecrübeli kılıyor" dedi.

‘ASKERİ İŞBİRLİKLER ÖN PLANA ÇIKACAK'

İki ülke ilişkilerinin yeni döneminde ortak silah üretimi gibi yeni askeri işbirliklerinin de gündeme gelebileceğinin altını çizen Ünal "Çünkü Türkiye'nin Batı ile yaşadığı sorunlar ve Amerikan Senatosu'nun Türkiye'ye silah ambargosu uygulanmasına yönelik kararı, Türk-Amerikan ilişkilerinde çok ciddi sorunlara yol açacak gibi görünüyor. Bu durum, Türkiye'nin Rusya'yla halihazırda kurmuş olduğu ekonomik ve ticari ilişkilerine bir de askeri işbirliklerini ekleyecek" diye konuştu. 

Suriye'yle ilişki tesis edilmesi meselesinin Rusya ve Türkiye arasında çözüm bekleyen bir konu olduğuna işaret eden Ünal "Ancak Türkiye'nin Rusya'yla ilişkilerinde aksayan konulardan biri olan Suriye konusunun olası seyri halen merak konusu. Bu husus önemli ve bu hususta Rusya'ya da önemli rol düşüyor. Rusya, Türkiye ile Suriye'nin uzlaşması konusunda önemli bir rol oynayabilir. Bu hem Türkiye hem Suriye hem de Rusya'yla Türkiye'nin ilişkilerindeki önemli bir konu aşılmış olur. Hatta bu dönemde Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiler de ivme de kazanılabilir. S-400'lerin alımı da kesinlik kazanmış olur" ifadelerini kullandı.

‘SURİYE'YLE İLİŞKİLERİN NORMALLEŞMESİ İÇİN RUSYA'NIN ATACAĞI DİPLOMATİK ADIMLAR ÇOK ÖNEMLİ OLACAK'

Yeni dönemde Suriye meselesi konusunda önemli adımlar atılması gerektiğini savunan Ünal "Şu an Dera'nın geri alınması aşamasındayız. Suriye, Dera'dan sonra İdlib'e yönetilecektir. O noktaya gelinmeden önce iki ülkenin ilişkileri normalleşmeli ki kriz patlak vermesin. Benim önerim, Suriye ve Türkiye'nin uzlaşmasına karşılık, Rusya'nın da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımak gibi bir adım atması" dedi ve şöyle ekledi:

"Rusya, Erdoğan'ı geri adım atıyormuş gibi göstermeden Türkiye ve Suriye arasında kazan-kazan diplomasisi ortaya koyabilir. Hem Şam hem Ankara ise bunu hayata geçirebilir."

Paylaş: