Dil Seçimi:

Kızıl Meydan ve Kremlin Moskova’sı...

Moskova, 10 milyonu aşan nüfusuyla Rusya’nın başkenti ve en önemli iş merkezi. Moskova Nehri’nin her iki yanına konumlanmış olan Moskova, bin yıllık bir yerleşim alanı. Bu büyük metropol başkentini asla bir yazıyla bitiremeyeceğimiz için bu yazıda sadece Kızıl Meydan ve Kremlin’e değiniyor ve Arbatskaya, Tverskaya ve Gorky Park’ı başka bir yazıya bırakıyorum.
Kızıl Meydan

Moskova, dünyanın en ünlü meydanlarından biri olan Kızıl Meydan’ın etrafında büyümüş. Meydanın adı ‘güzel’ anlamına gelen ‘krasni’ sözcüğünden türemiş olup, bu sözcük daha sonra ‘kızıl’ anlamında kullanılmaya başlanmış. Komünist rejimdeki ‘kızıllık’ ile bu meydan arasındaki ilişki tümüyle tesadüfi. Moskova’nın kalbi olan bu meydan, Lenin’in Anıt Mezarı, Aziz Vasili Katedrali, Devlet Tarih Müzesi gibi yapılara ev sahipliği yapıyor. Kızıl Meydan resmi ve dini törenlerin merkezi olduğu gibi aynı zamanda geniş bir konser ve gösteri alanı.

Kızıl Meydan’da piramit şeklinde olan Lenin Mozolesi 1934 yılında yapılmış. Vasiyetine karşı gelinerek öldükten sonra 56. gününde mumyalanan Lenin, cam bir fanus içinde sergileniyor.

Kızıl Meydan’da bulunan Aziz Vasili Katedrali, 16.yüzyılda Korkunç İvan’ın, Kazan’ı fethetmesi zaferine yapılmış. Renkli mimarisiyle dikkat çeken bu katedral, Rus Ortodoks mimarinin doruk noktası. Halk tarafından, bir İtalyan mimara yaptırıldığı ve mimarın da bu kilisenin benzerini yapmaması için gözlerine mil çekildiğine inanılıyor. Oysa bu kilise isimleri Posnik ve Barma adında iki Rus mimar tarafından yapılmış. Orijinalinde altın kubbeler olsa da 1500’lü yıllarda çıkan bir yangından sonra miğfer biçimli kubbeler yerine renkli soğan biçimli kubbeler yapılmış. Bu gösterişli, göz alıcı katedral, Moskova’nın sembolü.

Kızıl Meydan’da yer alan kırmızı tuğlalı yapı, Devlet Tarih Müzesi. Bu müzede Rus tarihi dört milyonu aşkın eserle anlatılıyor. Kızıl Meydan’ın doğu bölümünde Moskova’nın en ünlü alışveriş merkezi GUM bulunuyor. İç tasarımıyla dikkat çeken bu yapı, şık kafe ve mağazalarıyla önemli bir seyahat durağı. Bu yapı, cam tavanı ve tarihi atmosferiyle alışveriş merkezinden ziyade sanat galerisini andırıyor.

Sovyetler Birliği’nin karargâhı: Kremlin

Geçmişte Sovyetler Birliği’nin karargâhı, günümüzde Rusya devlet başkanının ikametgâhı olan Kremlin, ‘kale’ anlamına geliyor. Büyük bir kısmı halka kapalı olsa da Katedral Meydanı’nda bulunan kiliseler, Devlet Silahhanesi ve Patrik Sarayı ziyarete açık. Kremlin kompleksinde Büyük Kremlin Sarayı, Terem Sarayı, Meryem’e Müjde Katedrali, Meryem’in Göğe Çıkışı Katedrali, Başmelek Katedrali, Emanet Cüppe Kilisesi, Büyük Ivan Çan Kulesi gibi yapılar bulunuyor.

İki ziyaretçi girişinden biri olan Teslis Kulesi, adını Aziz Sergius Teslis Manastırı’ndan alıyor. Napoleon’un buradan girerek şehri fethetmesine tanıklık yapan 76 metre yükseklikteki bu yedi katlı kule, halkın direnişi sonrasında yine Napoleon’u buradan uğurlamış. 1508 yılında tamamlanan, adını Aziz Ivan Klimakus Kilisesi’nden alan 81 metre yüksekliğindeki Büyük Ivan Çan Kulesi (Ivan the Great Bell Tower) dönemin en yüksek binasıymış. Çan Kulesi’nin önünde 200 tondan fazla ağırlığa sahip olan dünyanın en büyük çanı olan ‘Çar Çanı’ bulunuyor. Bu çan, 1701 yılındaki bir yağında, kuleden koparak düşmüş ve parçalanmış.

Devlet Silahhanesi, Rus çarlarının ve çariçelerinin tarih boyunca edindikleri görkemli tarihi eserleri barındırıyor. Elmas Taht, Taç Giyme Kıyafeti, muhteşem işlemeli fayton, Orlov Elması, Devlet Silahhanesi’nin koleksiyonunda yer alan parçalardan birkaçı… Kremlin kompleksi içinde yer alan dini yapılardan en önemlisi ‘Meryem’in Göğe Çıkışı Katedrali’. Prenslerin taç giydiği bu Ortodoks katedrali, içinde yer alan iki başlı kartal armasıyla Çariçe’nin Tahtı, beyaz taştan oyulmuş Patrik Koltuğu, İncil’den sahnelerin işlendiği Güney Taçkapı, freskleri, altın kubbeleri ile görülmeye değer. Başmelek Katedrali, İtalyan mimar Aleviz Novi’ye yaptırıldığı için Rus-İtalyan mimarisi karışımıyken Meryem’e Müjde Katedrali, tümüyle Rus mimarisine yönelik izler taşıyor.

Rusya’da ne yenir?

Rusya’nın geniş bir coğrafyaya yayılmış olması mutfağını da etkilemiş. Rus mutfağında patates, soğan, lahana, pancar oldukça önemli... Yüzlerce çeşidi olan borş çorbası, Rusya’nın en ünlü çorbası olarak biliniyor. İçine ekşi krema dökülerek yenilen bu çorbanın içeriğinde et ve pancar bulunuyor. Rassolnik, tavuklu veya balıklı bir başka çorba çeşidi ve içine sakatat da konulabiliyor. Ordövr tabağına karşılık gelen ve içinde soğuk ve sıcak mezelerin bulunduğu zakuski, meşhur Rus yemekleri arasında yer alıyor. Havyarın özel bir önemi var. İki çeşidi olan havyarın siyah olanı Mersinbalğı yumurtası, kırmızı olanıysa somon balığı yumurtasından yapılıyor. Her ikisi de blini denilen gözleme ve ekşi krema ile sunuluyor. Ayrıca Türkiye’deki şiş kebabın bir benzeri, Rus mutfağında şaşlık olarak karşımıza çıkıyor. Rusya’nın milli içkisi votka. Köpüklü Rus votkası ‘Moskovskaya’, Rus votkaları içinde en ünlüsü. Limonlu ‘Limonnaya’, kırmızıbiber aromalı ‘Pertsovka’ , zencefil, karanfil aromalı ‘Ohotniçya’ aromalı votka çeşitlerinden…

Serhat SARISÖZEN

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/yazarlar/serhat-sarisozen/kizil-meydan-ve-kremlin-moskovasi-41076209